MHP-Hürriyet Gazetesi kavgası büyüyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın yazılı açıklamada bulundu. MHP’li Yalçın yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Türk solunun ve büyük ölçüde yuvalandığı CHP’nin Türk milliyetçiliğine karşı takip ettiği geleneksel düşmanlık, Cumhuriyet ve siyaset tarihimizin önemli meseleleri arasında yer alır. Yıllar içinde; basındaki Marksist/sosyalist çevrelerce tahrik ve teşvik edilerek kemikleşen bu düşmanlık, Türk milliyetçiliğini politika hayatımızda temsil eden MHP’ye yönelmiştir. Solcu basının MHP muarızlığının kökleri, 40’lı yıllardan itibaren CHP’de kodlanan Türklük karşıtı politikalara uzanır.

İNÖNÜ’NÜN DAMADINI HEDEFE KOYDU

Marksist/sosyalist gazeteciler tarafından günümüze kadar taşınan Türklüğe ve Türk milliyetçilerine yönelik husumet, zamanla kronik bir hastalık vasfını kazanmıştır. 1944 Milliyetçilik Olayı dolayısıyla vatansever, milliyetperver gençlere uygulanan düşmanca şiddetin tahrikçi ve teşvikçisi solcu basındır. 27 Mayıs 1960 sonrasında İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in başını çektiği solcu basın, cunta lideri Cemal Gürsel’in kandırılıp 14’lerin sürgün edilmesinde İnönü ile birlikte başat rol üstlenmiştir.

Bunun sonucunda Alparslan Türkeş ve arkadaşları sürgüne gönderilerek Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edilmiştir. Solcu basının Türklük düşmanlığı 70’li yıllarda zirve yapmıştır. Aynen bugün olduğu gibi, o dönemin solcu,sosyalist-marsist yayın organları her gün MHP aleyhinde yayınlar, propagandalar yapmışlardır.

SOLCU MEDYA VURGUSU

Yöneticileri ve teşkilatları kanlı terör saldırılarının hedefi olmasına rağmen MHP, terörün tarafı ve hatta kaynağı olarak gösterilmiştir. Ülkenin 1980 Askerî Darbesi’ne sürüklenmesinde de kavgacı ve kindar solcu basının sorumluluk payı büyüktür. 1980 Darbesi sonrasında, cuntanın MHP’ye ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e bakışı da sol basının tesiri altında şekillenmiştir. Devlete, polise, askere kurşun sıkan, banka soyan haydutlar; solcu medya organlarınca darağacına düşen fidan, MHP mensuplarıysa terörist olarak gösterilmeye çalışılmıştır. O günlerden bugüne solcu medyanın zihniyeti hiç değişmemiştir.

ABDULKADİR SELVİ’YE SERT SÖZLER

Türk demokrasisinin geçtiği sarsıntılı evrelerden, yaşadığı badirelerden bir türlü ders almayan solcu basında tarih tekerrür etmektedir. Aynı kafa yine MHP ile uğraşmaya devam etmektedir. Medyada yuvalanan Marksist/sosyalist gazeteciler; her vesileyle şeytanın avukatlığına soyunmakta, öküz altında buzağı arama yarışına girmektedir. Halk TV, TV 100 ve Sözcü TV gibi solcu gazetecilere ekranı pazarlayan medya kuruluşları; Barış Yarkadaş, Bahar Feyzan, Ali Kemal Erdem, Osman Sert gibi MHP muarızı tipleri ekrana çıkararak partimize saldırmalarını sağlamaktadır.

Şuuraltında MHP düşmanlığı şifrelenmiş olan gazeteci Abdülkadir Selvi de meşrebi ve tıyneti icabı, MHP muarızı koroya zaman zaman gönüllü olarak katılmaktadır. Medyada fitne ve bozgunculuğun nevi şahsına münhasır bir versiyonunu temsil eden Selvi, patlamaya hazır bir canlı bomba gibi taraflar arasında gidip gelmektedir. Selvi; vicdanı değil, ahlakı kanayanlarla birliktedir. Sol basında boy gösteren tiplerin kimi her hususta istihbarat edinen CIA ajanı, kimi politika uzmanı(!), kimi toplum bilimci(!), kimi bilirkişi(!) rollerini üstlenerek MHP aleyhinde algı oluşturmaya çalışmaktadır. MHP’yi savunmaya kalkan vicdan ve insaf ehli gazetecilereyse mobing ve linç uygulanmaktadır. Yerel Seçimlerde alınan sonuçların şişirmesiyle coşan bu solcu gazeteciler, MHP aleyhtarlığında yarışa girmişlerdir.”

NE OLMUŞTU

Abdulkadir Selvi, CHP lideri Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen haftaki görüşmesi öncesinde peş peşe Kavala’nın tutukluğu ile ilgili yazılar kaleme almıştı. Gezi Davası ve Kavala’nın AİHM kararlarına rağmen tutuklu kalması nedeniyle Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğinin tehlikeye girdiğine dikkat çeken Selvi, yeniden yargılama için “formül” de önermişti.

Selvi, Gezi Davası’ndan ceza verilen isimlerin “ortadan kaldırmaya çalışmakla” suçlandığı hükümetin yeni sisteme geçişle zaten kalktığını, bu nedenle “ortada mağduru olmayan bir suçun kaldığını” savunarak yeniden yargılama çağrısı yapmıştı:

“Suçsuzluk ve masumiyet karinesi gereğince ceza davasında sanığın cezalandırılması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphe oluştuysa mutlaka sanık lehine değerlendirilmelidir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olan iddialar sanık lehine yorumlanarak mahkûmiyet kararı yeniden değerlendirilmelidir.”

AKP’ye en yakın gazetecilerden biri olan Selvi’nin bu çağrıları MHP’nin tepkisini çekmişti. Selvi’ye eleştiriler hakaret sınırını da aşmış, MHP Sosyal Medya Sorumlusu Hüseyin Özkan Alevi olmasına atıfla “Abdülkadir Selvi, yok hükmündedir. Çöptür. Kalem ve Kılıç artığıdır” diyerek nefret söyleminde bulunmuştu.

Selvi, bugünkü yazısında da tepkilere yanıt vermiş, Alpaslan Türkeş’in oğlu ve AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’in Kavala hakkındaki benzer açıklamalarını hatırlatarak, MHP’lilere “Siz daha çok mu milliyetçisiniz?” diye sormuştu.

Devlet Bahçeli’nin “omurgasız” sözlerine Abdulkadir Selvi’den yorum: Seviyeli eleştirilerGüncel
Bahçeli’nin hedefinde Selvi var: Kavala şakşakçılarıGüncel
MHP kapıyı kapattı: “Pensilvanya maskotu”Güncel

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir